Güncel

RÖPORTAJ | “Bizlere uyguladıkları işkenceler, gözaltıları ve tutuklamaları gençliğin öfkesini dindiremez”

Suruç Katliamı’nın 6. yılında Kadıköy’deki anmada işkenceyle gözaltına alınan Dev-Lis’li Sedef Özer ve YDG’li Mustafa Sağ ile konuştuk.

Suruç Katliamı’nın 6. yılı. AKP-IŞİD eliyle gerçekleştirilen ve 33 devrimcinin katledildiği olayın üzerinden geçen 6 yılda katliamın failleri ortaya çıkarılmadı. Geçen 6 yılda Gençlik Örgütleri birçok alanda Suruç için adalet şiarıyla sokak sokak direnişlerini sürdürüyor. Bu yılda Kadıköy Halitağa’da yürümek isteyen Gençlik Örgütleri’ne polis saldırısı gerçekleştirildi ve saldırıda 62 genç çeşitli işkencelerle gözaltına alındı.

Yaşanan işkenceleri ve gözaltı süreçlerini Devrimci Liseli’lerden (Dev-Lis) ve Yeni Demokrat Gençlik’ten (YDG) Mustafa Sağ ile konuştuk. İlk olarak konuştuğumuz Mustafa Sağ, 20 Temmuz 2021 günü yapılan eyleme ilişkin şunları söyledi:

“20 Temmuz günü Suruç Şehitlerini anmak ve onlar için adalet istediğimizi haykırmak için Kadıköy Halitağa’da toplandık. Bu adalet isteğimiz ise polis saldırısına maruz kaldı. Alanda polis komple alanı ablukaya almıştı esasında. Bu abluka durumu oturma eylemi sırasında da vardı. Oturma eyleminin arıdndan kitle yürümek istedi ve polis biber gazı, plastik mermi ve TOMA’larla bize saldırdı ve bizi ablukanın içerisinde bize işkence uygulamaya başladı. Daha sonrasında, sıkıştırıldığımız alanda polis hepimizi tek tek işkeneyle gözaltına almaya başladı. Ben de orada kendimi yerde buldum, ve ters kelepçeli bir şekilde gözaltına alınmaya çalışıldım. Ben bu ters kelepçe uygulamasını kabul etmediğim ve başımı eğmediğim için polis bana ‘Ya başını aşağıya eğersin ya da seni boğarım’ dedi. Bu söylemin ardından polis boğazıma plastik kelepçe bağladı. O plastik kelepçe de yaklaşık 2-3 dakika boğazımda kaldı, yavaş yavaş bilincimi kaybetmeye başladım.”

Mustafa gözaltı süresi boyunca 11 saat gözaltı aracında bekletildiklerini de vurguladı. Bu süreç içerisinde herhangi bir ihtiyaçları için araçtan indirilmelerine izin verilmediğini de aktaran Sağ, havası olmayan ve herkesin biber gazına maruz kaldığı bir yerde kapalı kaldıklarını söyledi. Sağ sürecin devamında şunları söyledi:

“Biz bu saldırılara karşın Suruç için adalet demeye devam edeceğiz. Herhangi bir gözaltı, işkence ve saldırı bize geri adım attıramaz, tarih şahidimizdir ki mücadele devam ediyor. Egemen sınıflar da bunun farkında. Biz nihayetinde yok edilmesi zor bir gücüz ve alanlarda olmaya devam edeceğiz”

İşkence, gözaltı aracı içerisinde de sürdü

Devrimci Liseliler (Dev-Lis) üyesi Sedef Özer de 20 Temmuz günü işkenceyle gözaltına alınanlar arasındaydı. Özer de o günü ve yaşadığı işkenceyi şöyle anlattı:

“Halitağa’da kitle toplandıktan sonra gençlik örgütleri ile Süreyya Operası önüne yürüyüşe geçmeye başladık. Kitle yürümeye başladıktan sonra polis ön keserek plastik mermi, gaz ve TOMA’dan su sıkmaya başladı. Bizleri en başından ablukaya almışlardı ve bizi sıkıştırmaya başladılar. Daha sonrasından köşeye sıkıştığımızda kadın arkadaşım ile bizi gözaltına aldılar. Alırken saç çekme, tekme ve yumruk atmaya başladılar. Gözaltı aracına yaklaştımızda ters kelepçe yapmak için yere atıp üzerimize basıp tekme atarak ters kelepçeyi zorla yaptılar. Araç içerisinde işkenceye devam ettiler. Daha sonrasında araç değişikliği yaparken de işkence ile araç değişikliği yaptılar. Bu sırada benim ayağımdan tutup araçta yere atarak saçımdan sürükleyip yere attılar. Yerde dururken üzerime çıkıp kafami 4-5 kez yere vurdular. Araca sürükleyerek götürdüler. Merdivenden çıkarken ayakkabım çıktığı için takıldım, takıldığım için bacağıma vurup araç içine soktular. Araca arkadaşlarımız işkence ile bindirildiği için slogan atarken bizlere yumruklar ile saldırmaya başladılar. Ters kelepçeli olduğumuz için bileklerimiz morarmaya başladı. Kendi çabalarımız ile kelepçeyi çıkarttık.”

Gözaltı aracı içerisine gaz sıkıldı

Yaşadıkları işkencenin üzerine polisin gözaltı aracı içerisine gaz attığını da vurgulayan Özer, savcılığın kendilerini ‘mevcutlu’ istediğini öğrendiklerini aktardı:

“Haseki Hastanesi’ne geldiğimizde doktor muaynesine çıkarken tekrardan şiddet gördük. Doktor muayesinden çıkan ilk arkadaşımız bizden uzaklaştırdıktan sonra ters kelepçe işkencesi uyguladılar. Bizler muayneden tek çıkmayacağımızı birlikte ineceğimizi direttik. Bizler indiğimizde araçtaki arkadaşlarımıza durumları anlattık. Son kontrolden dönen arkadaşlarımız işkence yapıldığı merdivenlerden atıldıklarını öğrendik. Araca bindirilmeyip hastane kapısının orada bir arkadaşımızı darp ettikleri için slogan atmaya başladığımızda araç içerisine plastik mermi ve gaz sıktılar, daha sonrasında araç kapılarını kapattılar. Bu durumu sosyal medyalara ulaştırdık. Vatan şubesine geldiğimizde bizi mevcutlu istediklerini öğrendik.”

21 Temmuz günü savcılık tarafından tutuklama istemiyle Kartal Adliyesi’ne sevk edilen Özer, adli kontrol ile serbest bırakıldı. Yaşadıkları işkence ve gözlatılara karşın geri adım atmaycakarının altını çizen Özer, son olarak şunları söyledi:

“Bizlere uyguladıkları işkenceler, gözaltıları ve tutuklamaları gençliğin öfkesini dindiremez. Bunu bildikleri için daha da baskı uygulamaya çalışıyorlar. Baskıları ile bizim geri çekilmemizi istiyorlar. Bizler bir geri adım dahi atmayacağız. Direnişimiz ile onlara geri adım attıracağız. Örgütlü mücadele ile bu düzeni bozacağız.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu